Kategoriler

Son 5 Yorum

Mevlânâ’dan

Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya.. Farkında olduğum için..

Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri.. O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..

Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim.. En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..

Geçer dediklerimi geçirdim.. Biter dediklerimi bitirdim.. Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..

Gün oldu; silkindim, yeter dedim.. Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..

Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..

Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde.. Haddinizi aşmayın ey faniler..

Ben yok olmayı kabullenirken, kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken, güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır; silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden.. Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?

Uğraştırmayın da dağılın hadi.. Dağılın ve gidin, ama bilin.. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım da vardır lakin, lafa bakarım laf mı adama bakarım adam mı diye…

kimse bilmez

seher yeli eser yırtar eteğini gülün
güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler
kopup dallarından toprak olmadalar her gün

bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe
aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen
mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işte

bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
gezecek, bizim toprağın yeşilliğince

Ömer Hayyam

The Getaway

Çok iddialı gelse de şunu diyebiliyorum: “Dexter herhalde şu ana kadar izlediğim ve bundan sonra da izleyebileceğim en iyi dizidir.”

Her bölüm, her sezon bir öncekinden daha heyecan verici..

..ve sonunda bünyeye tokat gibi çarpan 4. sezon finali:

*** spoiler ***

Dexter: I can’t believe there was a time when I actually thought I could learn something from you.
Arthur: You think you’re better than I am?
D: No. But I want to be.
A: You can’t control the demon inside of you. Any more than I can control mine.
D: Did you ever actually try?
A: Oh, my god, yes. I prayed to be changed. To be made… different.
D: That’s not trying. That’s waiting to be stopped.

…………

- I thought I could change what I am, keep my family safe. But it doesn’t matter what I do, what I choose. I’m what’s wrong. This is fate.

*** spoiler ***

5. sezonu dört gözle bekliyoruz…

sound of summer

500 Days of Summer

indie-pop-rock karışımı şarkılarla dolu çok güzel bir soundtrack albümü: (500) Days of Summer

Özellikle:

Regina Spektor – Us,
Black Lips – Bad Kids,
The Smiths – Please, Please, Please, Let Me Get What I Want,
The Temper Trap – Sweet Disposition,
Regina Spektor – Hero ve
Simon & Garfunkel – Bookends

kano

gövdem, terası beynim olan apartman boşluğu
herkesin cinayet delillerini sakladığı

sürsün orda bu meşûm hikâye
ısrarlar, geçimsiz yurttaşlıklar
işte orda… onüç yaşında çocukların unutuldukları
herkesten bana sarkan acılar
kana kana öldür beni
toplum dediğin dizboyu ricalar
gerekirse geç gel ya da hiç gelme
ama uğrama bana… karanlık bir jilet taşır tüm uğrayışlar

içimde kol geziyor bölük bölük incinmişlikler
bu bir gala tek başına izlediğim
tek başına iğrendiğim
bir apolet gibi taşıma omzundaki günah kuşlarını
elveda desen dur değil…

şimdi bir ayet gibi anımsa seviştiğimizi
yakıyorum işte sana değen yerlerimi

Mehmet İşten

gemi

bu gecenin kapanışı Hürriyete Doğru albümünden…

ah.. küçücük gemi,
sulara attın şimdi kendini, delisin
ah.. yakarlar seni,
dönmezsin bir daha geri, delisin

ah.. peşimde rüzgâr,
ne yağmurlar dost ne bir kıyı var, deliyim
ah.. düşlerim kaldı,
yalnızım düşlerim kaldı, deliyim

kime sorsam dönüşüm yok
nereye gitsem mavi
yelkenimde deli rüzgâr
her yanım tuz, deliyim

ah.. yaralı kalbin,
yanıp gidecek yaralı kalbin, delisin
ah.. küçücük gemi,
dönmezsin bir daha geri, delisin

ah.. deniz olayım,
tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim
ah.. ne yelken ne yel,
köpüklerde kaybolayım, deliyim

kime sorsam dönüşüm yok
her gemi biraz deniz
her yanım mavi, her yanım yel
her yanım tuz, deliyim

life for rent

bu gece yatmadan önce dinlediğim son şarkı. farkettim ki meğer daha önce hiç “dinlememişim”

iyi geceler…

I haven’t ever really found a place that I call home
I never stick around quite long enough to make it
I apologize once again I’m not in love
But it’s not as if I mind that your heart ain’t exactly breaking

I’ve always thought that I would love to live by the sea
To travel the world alone and live more simply
I have no idea what’s happened to that dream
Cos there’s really nothing left here to stop me

It’s just a thought, only a thought

While my heart is a shield and I won’t let it down
While I am so afraid to fail so I won’t even try
Well how can I say I’m alive

If my life is for rent and I don’t learn to buy
Well I deserve nothing more than I get
Cos nothing I have is truly mine

wiki’m wiki’sin wiki

Geçen gün paylaşmak istediğim kodları buraya yazmaya çalıştım ama istediğim gibi bir format tutturamadım. Birkaç plugin denedim onlar da içime sinmedi. En iyisi buraya bir wiki ekleyeyim bilgisayara dair kod, tutorial vs. gibi şeyleri onun içine doldururum dedim. Bir iki css düzenlemesi bir logo derken ortaya bu çıktı: Ertürk’s Scratch Book , karalama defterim. Çoğunlukla İngilizce olacak, bilişim teknolojileriyle haşır neşir kişilerin İngilizce’den ötürü sıkıntı çekeceğini düşünmüyorum. Herhalde sadece son kullanıcıya hitap eden yazılar Türkçe olur. Herneyse, umarım arada işinize yarar birşeyler çıkarırız :)

Importance of Transparency

temet nosce

temet nosce

ORACLE: Okay, now I’m supposed to say, ’Hmmm, that’s interesting but…’ Then you say –

NEO: But what?

ORACLE: But you already know what I’m going to tell you.

NEO: I’m not the One.

ORACLE: Sorry, kid. You got the gift but looks like you’re waiting for something.

NEO: What?

ORACLE: Your next life, maybe. Who knows? That’s how these things go.

ORACLE: I’m sorry, kiddo. I really am. You have a good soul and I hate giving good people bad news. But don’t worry, as soon as you walk outside that door, you’ll start feeling better. You’ll remember that you don’t believe any of this fate crap. You’re in control of your own life, remember?

He tries to nod as she reaches for the tray of cookies.

ORACLE: Here, take a cookie. I promise by the time you’re done eating it, you’ll feel right as rain.

Neo takes a cookie, the tightness in his chest slowly beginning to fade.