Windows ve yedinci türevi..

Windows aradaki SE’leri saymazsak 3.1, 95, 98, Me, 2000 ve XP’den (nam-ı diğer Whistler) sonra yedinci türevi olan Vista (nam-ı diğer Longhorn) ile karşımıza gelmek üzere.. Hatta Beta 2, 23 Mayıs itibariyle MSDN ve TechNet’in testine açılmış durumda..


Özetle minimum donanım özellikleri:

 

  • 1 GHz 32-bit (x86) ya da 64-bit (x64) işlemci
  • 1 GB RAM
  • 128 MB ekran kartı (paylaşımsız)
  • 15 GB boş alan (40 GB’lık sabit disk)
  • DVD-ROM sürücü

Vista’nın Business, Enterprise, Home Premium, Home Basic ve Ultimate (bu benim için gibi görünüyor) olmak üzere 5 değişik sürümü duyuruldu.

Geçmişimde ve deneyimimin özünde Windows olduğu için bu yazılanlara objektif bi yorum yapmam gerekir diye düşünüyorum. Özellikler ilk bakışta korkutucu.. Quake 4 mü kuruyorum işletim sistemi mi dedim bir an. Evimdeki PC için umutluyum ama Vista’yı varolan çoğu dizüstü bilgisayarda kullanamayacağımız aşikar. Bu kadar çok sistem gereksinimi neden peki?

Öncelikli neden Linux’ten XGL’e benzetebileceğimiz Windows Aero.. Şeffaf, üç boyutlu, üç eksende döndürülebilir pencereler, menüler, efektler.. Hakkını vermek gerekir ki bunlar ister XGL’de ister Aero’da olsun sağlam grafik işlemcisi isteyen, göz alıcı uygulamalar. Vista; XP Media Edition, XP Tablet PC gibi özelleştirilmiş işletim sistemlerinin özelliklerini bünyesinde birleştirdiği için haliyle daha fazla sisteme muhtaç. Yazı ve ses tanıma gibi multimedya uygulamaları bile bence yeterli bir yük. Windows’a çok çamur atıyoruz ama aslında ekstra yüklediğimiz ve arkaplana yerleşen her programı da düşünmemiz gerekiyor.. Her yeni özellik, sistem üzerinde artı bir işlem, artı bir yavaşlama..

Bir Ultimate Edition Beta Tester’ının snapshot‘ından gördüğüm kadarıyla da kurulum 8 GB yer kaplamış. (Snapshot’taki rating’ler de neye göre verilmiş merak ettim açıkçası) Şu anki WinXP işletim sistemim bile dökümanlarım hariç herşeyiyle 10 GB olduğundan boş alan kavramlarına artık şüpheyle yaklaşıyorum. Alaattin’in de bahsettiği 15 GB boş alan – 40 GB sabit disk paradoksunu çözen bir zahmet el atsın 🙂

IEEE ODTÜ’deki onca sistem yöneticisi arasında Windows’u en verimli kullanan ve onunla barışık yaşayan benimdir diye tahmin ediyorum 🙂 Tamam, Linux performans olarak mükemmel ona sözüm yok da, işini bilen ellerde Windows da bir yere kadar kıvama geliyor.. Registry bilirkişileri istediği menüye istediğini koyup kaldırabiliyor 😉 Sistemi sabırla inceleyen, neyin neye yaradığını bilen yine istediği gibi Windows’ta at koşturabiliyor. Olaya “Kendi opsiyonel bileşenini kendin yarat” mantığıyla yaklaştığım için her yeni Windows sürümünde kendimi arabalarını modifiye edenlere benzetiyorum: “Buna ne gerek var, at!”, “Boş yere ağırlık yapar bu!”, “Daha güzel bi parça var elimde, onu takarız”..

Windows’la iyi geçinsem de arkasından çok laf ederim, doğrudur. Ama herşey bir yana, yeni dizüstü bilgisayarları için hazırladıkları sideshow özelliğini akıllıca buldum.

Not: Vista uzun bir süre içimde ukte kalacak diyorsanız, sistem dosyalarını kökten değiştirerek ek bir uygulama yükü getirmeden XP’nizi Vista yapmak için kısacası Doğan görünümlü Şahin’ler için: BricoPack Vista Inspirat..

7 thoughts on “Windows ve yedinci türevi..”

  1. Giderek bu adamların çevremizdeki birçok adamdan daha az programcılık bildiğini düşünmeye başlıyorum, gerçi çok yeni bi düşünce değil bu, ezelden windows kullanıyoruz, işi öğrendiğimi hissettiğimde farketmiştim bunu.

    Vista Beta 1 çıktığında RAM kullanımı 300 MB dediler, şimdi gereksinimi 1 GB diyolar. Nereye şişiriyorsun kardeşim sistemi, hadi eklemeler yaptın, önlem aldın da, zekice programlamak diye birşey var, aklına gelen her yeni koşulu if-else le mi yazıyosun 😀

    Bu arada, Vista mı Longhorn ne oldu diyenler için ilginç bir tesbitim var; 2003 yılında yeni işletim sisteminin alpha sı çıktığında bir fırsat indirip denemiştim, Vista’da bulunan bütün görsel öğelerden temelde aciz bir işletim sistemiydi, Vista duyurulup ilk screenshotlar yayınlandığında aklıma ilk gelen şu oldu : “Bu, kesinlikle Longhorn değil”. Gelişen teknoloji ve standartlara ayak uydurmakta geri kalınması neticesinde Longhorn projesinin çöpe atılıp işe 0 dan girişildiğini düşünüyorum. Keza yeni işletim sistemine dair olağanüstü(!) gecikmeler bu görüşümü destekliyor.

    Longhorn alpha’ya ne mi oldu? kurulduktan 2 saat sonra MS Blast yiyerek sonsuzluğa erişti 😀

  2. Benim minik laptopa bile XGL canavar gibi çalıştı, ki benim ekran kartım (Intel i915GM) XGL’in desteklediği kartlar arasında değil. Hiç öyle çılgınca bir bellek tüketimi de yapmadı.

    Diyeceğim şu ki, Bill amca donanım üreticilerine şeker vermek için böyle tasarımlara yöneliyor. Hal böyle olunca canım donanım üreticilerimiz de daha çok Bill amcayı seviyorlar… böyle dönüp duruyor.

    Kendi kulvarlarında belki de piyasanın en kötü ürünlerini üreten Intel ve Microsoft’un bu kadar büyümelerinin en önemli sebeplerinden biri de bu.

    Neyse, uzaaar gider :).

  3. Bellek tüketimi konusunda Linux’u ve Microsoft’u kiyaslamak hata olur zaten de, burada mesele grafik uygulamasının GPU’ya bindirdiği yük.. 2D neree, 3D neree 🙂

    • İşletim sistemiyle ne yapmak istediğine bağlı. Bilgisayarda görsel sanatlarla uğraşmayanların Mac’i savunması anlamsızdır mesela.. Bu savunmalarını çürütecek hep bir karşı-argüman vardır.

Leave a Comment

Please complete the math problem below: *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

My website uses cookies. Click for more information

The cookie settings on this website are set to "allow cookies" to give you the best browsing experience possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Close