Kürkçü dükkanı..

Uzun zaman olmuş.. Ne zamandır blog’u açıp birşeyler yazmamışım, bugün farkettim.

Bir aydır yurdum kapalı olduğundan 100.Yıl’da, dostlarım Serdar ve Salih’le kalıyordum. Harika geçen bir aydan sonra öğrenciliğimin son dönemi için yurduma, bölümüme geri döndüm. A binasının hangara, D binasının mahzene benzeyen sınıfları kısa bir süre için unutabilmeyi başardığım hisleri yeniden uyandırdı. Aradan geçen onca vakte rağmen hala kendimi buranın bir parçası olarak göremiyorum.

Her ne kadar bilgisayara olan ilgim daha fazla olsa da aslında elektroniği isteyerek seçmiştim. Yazılımı öğrenmek kolay geliyordu, esas merak ettiğim donanımdı. Zaman zaman derslerin zorlamasından ya da benimle alakasız derslerin çokluğundan dolayı pişmanlık duyduğum da oldu. Hala da bölümün binalarına, sizi mantıklı limitlerin dışına gönderip şuursuzca “Siz süpersiniz, en iyilersiniz, yaparsınız siz” diye gaz veren hocalarına ısınabilmiş değilim. Tesellim IEEE ODTÜ gibi bir ortamda bulunabilmiş olmam ve son senemde aldığım çoğu dersin ilgim dahilindeki konularda olması..

Geçen ayın niye harika geçti diye sorarsanız:
Çalışmaya başlamak hiç aklımda yokken sürpriz bir şekilde iki part time iş teklifi birden aldım.. ve kabul ettim. İlki Yonca Teknoloji için İzmir’deki bir linux sunucunun yöneticiliği.. Diğeri ise ODTÜ-Teknokent’te bir bilişim güvenlik firması olan Labris Teknoloji‘de sistem ve güvenlik yazılımı geliştirme.. İkisi de bana büyük keyif veriyor. Akşam işten dönünce evdeki muhabbetin keyfi ayrı 🙂

Hani derler ya, “öğrenciliğin değerini bil”.. Artık bu söz bana anlamsız geliyor. Artık kendimi dersler için ne kadar isteksiz buluyorsam işimi yapmak için de o kadar istekli buluyorum. Sevdiğin işi yaptıktan sonra çalışmak, akşam eve dönünce bir sonraki günkü ödeve ya da sınava çalışmak zorunda olmamak muhteşem bir şey. Bana evini açan dostuma ve tüm bu fırsatları tanıyıp kendimi çok daha iyi hissetmemi sağlayanlara buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

2 thoughts on “Kürkçü dükkanı..”

  1. ertürküm öncelikle seni çok özledim.ama anladığım kadarıyla işlerin sayesinde keyfin üniversitede hiç olmadığı kadar yerinde.bu mutluluğunun ömrün boyunca sürmesini diliyoum.ama bence hemen ısınma öğrencilik hala güzel:)

  2. Merhaba Erturk, uzun bir aradan sonra nihayet seni buraya yazi yazarken gormek guzel. Icinde bulundugun duruma gelince, ne sanslisin ki, Oguz ve Seckin gibi tam “abi” insanlarla calisiyorsun. Ancak, edindigim tecrübeler isiginda sana sunu soylemem gerek… Okul ya da bölüm, o konu ile ilgilen ya da ilgilenme, maalesef bir etiket olarak kaliyor. Sen de ne güzel bir okulun, ne güzel bir bölümündesin. Kisa vadede hedefin o bolumu en az zarar ile atlatmak olmali. Mumkun oldugunca cabuk surede okulunu bitir. Beni biliyorsun, akademik bilginin yaninda tecrübeye de cok onem veririm, o yuzden isten vazgec gibi sacma seyler soylemeyecegim. Ama sunu da aklindan cikarma, o bolumu “seve seve” bitireceksin kardesim benim 🙂 Kafana takilan bisi olursa, bana ulasmaktan cekinme. Biz de gectik o yollardan.

Leave a Comment

Please complete the math problem below: *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

My website uses cookies. Click for more information

The cookie settings on this website are set to "allow cookies" to give you the best browsing experience possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Close