Mevlânâ’dan

Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya.. Farkında olduğum için..

Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri.. O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..

Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim.. En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..

Geçer dediklerimi geçirdim.. Biter dediklerimi bitirdim.. Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..

Gün oldu; silkindim, yeter dedim.. Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..

Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..

Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde.. Haddinizi aşmayın ey faniler..

Ben yok olmayı kabullenirken, kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken, güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır; silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden.. Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?

Uğraştırmayın da dağılın hadi.. Dağılın ve gidin, ama bilin.. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım da vardır lakin, lafa bakarım laf mı adama bakarım adam mı diye…

1 thought on “Mevlânâ’dan

  1. mevlana deyince bir duracaksın, düşüneceksin ve ne demeye çalıştı çözeceksin, o kadar derin sözleri varki mevlanayı mevlana yapan bu sözlerdir. ve dediği gibi Suskunluğum asaletimdendir.

Leave a Comment

Please complete the math problem below: *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

My website uses cookies. Click for more information

The cookie settings on this website are set to "allow cookies" to give you the best browsing experience possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Close